Fanatizmin Körlüğü
Bin kere söyledim bin kere daha söylerim. Futboldan hoşlanırım, izleyenlere de saygı duyarım hatta hayat biçimi haline getirenlere de saygı duyarım ama futbol gibi zevkli bir sporu insanlara hakaret etmek ve en basit tabir ile ayrımcılık yapmak için kullanan insanlara saygı duyamam. Yaklaşık 1.5 aydır biz-siz muhabbetleri gırla gidiyor. Derler ya ¨Kardeşi kardeşe kırdırmak¨ tam anlamıyla öyle demek isterdim. Fenerbahçeli olsun Beşiktaşlı olsun Trabzonlu Bursalı olsun tüm herkese saygı duyduğumu, kardeşlik duyguları beslediğimi söylemek isterdim ama onların yaptıkları belki de biz siz ayrımını yaptı demek zorunda hissediyorum.
Futbol
Futbol hakkında yazı y
azmayı beceremiyorum ve bunun farkındayım. Açıkçası elimden geldiğince futbol konusundan uzak durmaya çalışıyorum. Ancak Bursa ile Beşiktaş arasında yaşanan son olaylar beni futbol hakkında yazmaya sevketti. Asla fanatik birisi olmadım. Tribünlerde bağırmadım. Yeteneğin Y'si bile yoktur bende. İyi bir PES-FIFA oyuncusu bile değilim. Manchester City'i küçük gördüğüm için arkadaşlarım tarafından futboldan anlamadığım bile iddia edildi. Anlamasam bile futbolu çok sevdiğimi söyleyebilirim. Ortaokul yıllarında yapılan ¨Özürlü Gencin Yaşama Sevinci¨ isimli salak espiriye benzer bir şekilde severim futbolu. Asla canlı izleyemeyeceğim yıldızlar için severim futbolu. Futbol tarihini anlatan kitaplarda okuduğum yıldızlar için futbola ilgi duyuyorum derim. İstikrar abidesi olan Sir Stanley Matthews, Binbaşı Ferenc Puskas, Kayzer Franz Beckenbauer, Bombacı Gerhard Muller, Füzeci Bobby Charlton, Zamanın Durduğu Duncan Edwards, Garip Sevinçlerin Adamı Elber, Asi Çocuk Diego Armando Maradona, Kumandan Gheorghe Hagi ve öldüğünde asla tanışamayacağım diye ağladığım 5. Beatle George Best'in anısı için futbolu severim.
George Best’in Ardından…

Bana hayatında izlediğin en iyi futbolcu kim diye sorarsanız size cevabım Hagi olurdu. Fakat bana izlediğin en yetenekli futbolcu kim diye sorsaydınız düşünmeden George Best derdim size.


