Dalpi.org
12Eyl/111

Abi İş Var Masalı

Çıkarlarımız arkadaşlıkların önüne geçmeye başladı bile. Felaket tellallığı yapmak istemem ama benim gibi arkadaş sayısı az olan birisi için bile bu durum rahatsız edici. Eminim siz de bilirsiniz bu hissi. Güvendiğiniz, bir şeylar paylaştığınız bir insanın sizi kazıklamaya çalışmasının veya sizin üzerinizden gelir elde etmesinin hiç bir mazereti olamaz. Güvendiğiniz kişiler bile sizi kazıklamaya çalışacaksa neden insanlara güveneyim ki diye kendi kendinize sorabilirsiniz ki bu durum normaldir. Kimsenin alnında enayi yazmıyor. Diğerlerini bilmem ama benim hobilerimin arasında kazıklanmak yoktur. Gelin size bir masal analatayım tabii ki kendi yorumumla.

15Ağu/112

Fanatizmin Körlüğü

Bin kere söyledim bin kere daha söylerim. Futboldan hoşlanırım, izleyenlere de saygı duyarım hatta hayat biçimi haline getirenlere de saygı duyarım ama futbol gibi zevkli bir sporu insanlara hakaret etmek ve en basit tabir ile ayrımcılık yapmak için kullanan insanlara saygı duyamam. Yaklaşık 1.5 aydır biz-siz muhabbetleri gırla gidiyor. Derler ya ¨Kardeşi kardeşe kırdırmak¨ tam anlamıyla öyle demek isterdim. Fenerbahçeli olsun Beşiktaşlı olsun Trabzonlu Bursalı olsun tüm herkese saygı duyduğumu, kardeşlik duyguları beslediğimi söylemek isterdim ama onların yaptıkları belki de biz siz ayrımını yaptı demek zorunda hissediyorum.

9Ağu/110

Tahammulsuzluk ve Saygisizlik Uzerine

Yazının başlığını ¨HAYVANLAR¨ olarak düşünmüştüm tıpkı Alf Ramsey üstad gibi. Ama hayvanlar bile en azından kendi türlerine karşı saygılı.

Uzun uzun yazmak isterdim aslında ne kadar hoşgörüsüz bir toplum olduğumuzu. Bir sürü örnekle açıklamak isterdim. Sürekli televizyonda gördüğümüz ¨oruç tutmadığı için dayak yedi¨ , ¨sessiz olun diye uyardığı çocuklar tarafından vuruldu¨, ¨korna çaldığı için vuruldu¨ türünde haberleri. Ama bunlar zaten hepimizin bildiği ama artık yadırgamadığı haberler. 3. Sayfada bir sürü bu şekilde haber gördüğümüz için artık umursamıyoruz. Kimsenin hakkımızda ne düşündüğünü de önemsemiyoruz. Belki de dayak gerçekten aranılan çözüm. Başkalarına saygı duymayı bilmeyen kişiler dolu etrafımız. Tuttuğunuz takım yüzünden hakaret edildiğiniz, kafanıza taş yediğiniz, bir yerden kovalandığınız hatta öldürüldüğünüz bir ülkede yaşıyoruz. Futbol bu kadar ciddiye alınıyorken dinle ilgili değerlerin tartışılmaya bile açılmayacağını anlamak zor olmasa gerek. Oruç tutmuyor musun Bam. Öldün.

 

Zaten bildiklerinizi yazmayı amaçlamam genellikle. Ama son zamanlarda gördüklerim benim de tahammülsüzleşmeme neden oldu. Öncelikle şike mevzusu. Hakaretler havada uçuyor. Fenerbahçeliler kendi takımlarını desteklemektense Galatasaray ve Beşiktaş'a saldırıyor. Neden diye sorduğunuz vakit ¨Onlar da Yaptı¨ cevabını veriyorlar. Ne güzel iş çok küçükken derlerdi bize ¨o camdan atlasa sen de mi atlayacaksın?¨ Gerçekten aynı mantıktalar. Kabul ediyorum üzülmüşlerdir. Kızmışlardır. Ama bu durum mantıklı düşünmeleri bakımından bir sıkıntı yapmaması lazım. ¨Galatasaraylı mısın? Sen bir şerefsizsin, Tarikatçısın, İktidar yanlısın, Jölelisin, Köpeksin, Fransızsın, Alçak Puştsun. 2. Kurtuluş Savaşını nasıl küçümsersin?¨

19Tem/110

Renkli, Orjinal ve Bir Tavsiye

Yanlış hatırlamıyorsam CNBC-E kanalının sloganıydı Renkli, Orjinal. Bunu kullanarak ne kadar orjinal olduğum tartışılabilir ama eleştireceğim şeylerden daha masumane bir esinlenme olduğunu savunuyorum. Hepimizin örnek aldığı, esinlendiği, kendisine idol seçtiği kişiler vardır. Bunu inkar edemem. Kişinin erken karakter oluşumunda bu söz ettiğim esinlenmelerin önemi büyüktür. Küçükken kendisine Polat Alemdar'ı örnek almış olan birisinden büyüdüğü vakit hümanist bir yaşam sürmesini beklemek hayalciliktir. Yada başka bir tabirle ahmaklıktır. Şahsen ben kendime hep John Lennon'u örnek almıştım. Ne kadar ona benziyorum bilemem elbette. Kabul etmeliyim ki insanlar değişir. Bununla ilgili görüşlerimi ¨Değişim¨ isimli yazımda ifade etmiştim. Okumayanlar için özetlemem gerekirse insanların değişimine inanmam ben. İstisnalar kaideyi bozmaz. Elbette değişen veya benim yanlış tanıdığım kişiler olabilir ama çok iyi tanıdığımı, sokak tabiriyle ciğerini bildiğim, insanların değiştim diyerek sahte karakterlere bürünmesi veya onları taklit etmesi bana zavallılık olarak geliyor. Kendi geçmişi ile yüzleşmeden başkalarını eleştirmek ise sadece komik.

5Tem/110

Freak Show

Özellikle Siyasi tartışmalarda son zamanlarda en çok kullanılan kelimelerden birisi oldu artık ¨ucube¨ sözcüğü. Seçimler bitti, zıt görüşlü arkadaşlarımız ile kavgamızı ettik, halkımıza aptal dedik oldu bitti bir seçim dönemini kapattık. ¨Freak Show¨ olarak tanımladığım şey siyasilerimiz falan değil bunu başta söylemem lazım. Televizyonda izlediklerimize Freak Show demeyi uygun gördüm ben. Özellikle de ¨Survivor¨ adlı program yada yarışma ve onun meşhur ettiği  yeni halk kahramanlarımız.

25May/111

Sessizlik

Seçim zamanı yaklaştı etrafta bu yüzden yüzlerce seçim arabası var. Hepsi sesi sonuna kadar açmış bangır bangır. Her partinin ve artık neredeyse her bağımsız adayın bir seçim arabası var. Gürültüden başka hiç bir işe yaramayan arabalar. İçlerinde oturan adam böğürüyor. Dışarıdakiler ne dediğini anlıyor mu diye düşünmeden bağırıyor. Sadece gürültü kirliliği yapmak için yapıyor bunu diye düşünüyorum ben. Ne güzel olurdu değil mi İstanbul 3. bölgeden aday olanlar bir televizyon kanalına çıkıp partilerini veya kendilerini temsil etseler. Bağırmadan bizimde kafamızı şişirmeden...

9May/110

Futbol

Futbol hakkında yazı yazmayı beceremiyorum ve bunun farkındayım. Açıkçası elimden geldiğince futbol konusundan uzak durmaya çalışıyorum. Ancak Bursa ile Beşiktaş arasında yaşanan son olaylar beni futbol hakkında yazmaya sevketti. Asla fanatik birisi olmadım. Tribünlerde bağırmadım. Yeteneğin Y'si bile yoktur bende. İyi bir PES-FIFA oyuncusu bile değilim. Manchester City'i küçük gördüğüm için arkadaşlarım tarafından futboldan anlamadığım bile iddia edildi. Anlamasam bile futbolu çok sevdiğimi söyleyebilirim. Ortaokul yıllarında yapılan ¨Özürlü Gencin Yaşama Sevinci¨ isimli salak espiriye benzer bir şekilde severim futbolu. Asla canlı izleyemeyeceğim yıldızlar için severim futbolu. Futbol tarihini anlatan kitaplarda okuduğum yıldızlar için futbola ilgi duyuyorum derim. İstikrar abidesi olan Sir Stanley Matthews, Binbaşı Ferenc Puskas, Kayzer Franz Beckenbauer, Bombacı Gerhard Muller, Füzeci Bobby Charlton, Zamanın Durduğu Duncan Edwards, Garip Sevinçlerin Adamı Elber, Asi Çocuk Diego Armando Maradona, Kumandan Gheorghe Hagi ve öldüğünde asla tanışamayacağım diye ağladığım 5. Beatle George Best'in anısı için futbolu severim.

7May/110

Gözlükler

İngilizler hakkında sevdiğim bir şey varsa o da müzikleridir. Bir de aksanları. Özellikle ingilizce gözlük anlamına gelen ¨glasses¨ kelimesinin söylenmesi gerçekten garip bir şekilde hoşuma gider. Burada konu benim ingilizlere olan sevgim yada takıntılarım değil. Burada önemli olan kızların ve beni şaşırtacak şekilde erkeklerin bu gözlük olayına aşırı takmış olmaları. Asla ama asla moda ile ilgili yazı yazmıyacağım diyordum kendi kendime ama dün dündür bu gün bugün. Hem klasik bir moda yazısı yazmam diyorum. ¨Kendi gömleğimizi yapmak¨ veyahut ¨5 dakikada güne hazırlanmak için rehber¨ gibi saçmalıkların tarzında olmayacak. Yada olmamasını umut ediyorum

23Nis/113

Entelektüel Kıroluk

Ünlü Fransız yazar Voltaire'in çok ünlü bir lafı vardır. ¨Tanrım sen beni dostlarımdan koru, düşmanlarım ile ben başa çıkabilirim.¨ şeklinde oluğunu hatırladığım bir laftı. Voltaire'in iznini almam ne yazık ki imkansız. Ancak bu lafı günümüze uyarlamayı düşünüyorum. ¨Tanrım sen beni entel görünümlülerden koru, diğerleri ile ben başa çıkabilirim.¨

Bu yazıyı yazma sebebim aslında oldukça fazla. Öncelikle bir şey bilmeden ahkam kesmekteyi hobi olarak bellemiş insanların etrafımı doldurmasından oldukça fazla sıkıldım. Bu insanların kendilerini bir süperstar gibi görmeleri artık sinirimi bozdu. Her yazımda olduğu gibi bu yazı hayatımda karşılaştığım insanlar yüzünden yazıldı. Bu yazıyı yazmayı 2-3 haftadır da düşünüyordum.  İçinde kendimce koyduğum mesajlar var. Ancak kıt kanaat bildikleri ile ortalıkta ahkam kesmeye çalışan çakma Hıncal Uluçları görünce insan ister istemez sinirlenebiliyor.

Kimdir bu entelektüel Kırolar? Her gün etrafımızda gördüğümüz insanlar bunlar. Daha önce dediğim gibi her konuda fikir sahibi olurlar ama ne hakkında konuştuklarını anlamazlar. Müzik bakımından ¨Nothing Else Matters Metallica'cısı, Yesterday Beatles'çısı veya My Way Frank Sinatra'cısıdırlar.¨ Popüler kitapları okuyup sadece kendileri okumuş gibi etrafa kısık bakışlar atarlar. Bir şey dinlemedikleri halde kulaklığı kulaklarına takıp kız kesmeye çalışanlardır.

Kısacası olmayan bilgilerini en az kendileri kadar boş olan karşı cins üyelerini kafalamak için kullanan bir nevi çakallardır bu entelektüel kırolar. Açıkçası benim gözümde insanlar tarafından dalga geçilen Nihat Doğan kadar değerleri yoktur.

17Nis/111

Tehdit

Blog işine başladığım zaman tehdit edilmeye hazır olduğumu düşünüyordum. Ama beni kim neden tehdit edecek ki diye soruyordum kendime. Sonuçta kültür-sanat hakkında yazı yazacaktım. Pink Floyd'un Dark Side Of The Moon albümünün en iyi şarkısı Time'dır deresem eğer Money severler tarafından ölüm tehditleri almazdım elbette. Bu kadar fanatik bir okuyucu kitlem yoktu. Sonra işler değişti. Blog kültür-sanat rotasından çıktı. Kişisel bir site olma yoluna girdi. Açıkçası kültür-sanat işini kotaramadım. Yapabileceğimi düşündüm ama kendimi tekrar etmekten korktum. Blogun rotasını kişisel tarza yönelttim. Böylece her türlü konuda yazma özgürlüğüm olacaktı. Ama unuttuğum bir nokta vardı. İnsanların en azından benim kadar anlayışlı olduklarını düşünüyordum.